Uyanış

Uyanış
“Belki de ömür boyu hayallerle yaşayan bir budala olarak kalmaktansa uyanmak daha iyidir, acı çekecek olsak bile.”
Uyanış, Amerika’lı yazar Kate Chopin’in 1899 yılında yazdığı, yayımlandığında Amerikan kamuoyunu sarsmış bir roman. İlk basımı 2019’da İş Bankası Yayınlarınca yapılan romanın çevirisi Burcu Şahinli ’ye ait. Chopin bu romanı ile feminist edebiyatçılara öncülük etmiştir.
Ben öncelikle romanı çok severek, üzerine düşünerek, hissederek okuduğumu söylemeliyim. Konusundan kısaca bahsedecek olursam; Edna 27 yaşında, varlıklı bir adamla evli, iki çocuk sahibi bir kadındır. Yaz aylarında gittikleri Grand Isla’da gündelik hayatın ve insanların tek düzeliği onu rahatsız etmeye başlar. İçinde nedenini bulamadığı bir huzursuzluk, hiçbir yere ait olamama hatta kendi olamama hissi belirir. Gerek kocasının gerekse çevresinin ona biçtiği kalıplara sığmaz olur ve kendini keşfetme yolunda özgürce tavırlar sergiler. Bunlar çoğunlukla “geçici bir delilik” olarak karşılansa da hem kocasını hem de çevresini rahatsız etmeye başlar.
Beni en çok etkileyen bu kitabın 100 küsur yıl önce yazılması oldu sanırım. Yüzyıllar geçse de kadınlara biçilen kalıplar, çizilen sınırlar değişmiyor. Ha belki kadınların yoğun çabaları ile biraz genişliyor ancak kadınlardan beklenenler neredeyse hep aynı. Kadınlıklarını, hayallerini en kötüsü de kendi benliklerini bastırmaları, “oyunu” kuralın uygun oynamaları. Hele bir de evlenmişlerse ve anne olmuşlarsa kıskaç iyice daralıyor.
Kate Chopin’in dili oldukça sade ve akıcı. Edna’yı anlatırken mesafeli durmasını, onun değişim çabasına, hislerine nesnel yaklaşımını ayrıca sevdim. Kitabı gönülden tavsiye ederken yazımı Edna’dan, benim gibi duygusalların pek çok kez yaşamış olabileceğini düşündüğüm bir alıntı ile bitiriyorum;
“Binlerce duygu aktı içimden bu gece. Yarısını bile anlayabilmiş değilim.”
İpek Danış
