Similar Posts
Gül İle Adem
Oğlanla kız bir kez daha sarıldı. Kız ellerini ovuşturarak, ayakları üzerinde hafif yaylanarak; “Çok soğuk” dedi. Oğlan, oralı olmanın verdiği bilmişlikle olsa gerek ;”Ne sandın kızım, Eskişehir’in soğuğu hiçbir yere benzemez, keser adamı, keser” dedi. Kızın da oğlanın da ağzından buhar çıkıyordu konuştukça. Sevimsiz, soğuk, metal terminal koltuğunda oturan yazar defterini açtı, kalemini çıkardı; “Neden…
Ah Bu Şarkıların…
“Vedalar gözleriyle sevenler içindir, gönülleriyle sevenler asla ayrılmazlar” dedim Esma’ya. Güldük. “Vay be, bu nereden?” ” İzlediğim bir filmde duymuştum, ne güzel değil mi?” “Çok güzel, o zaman gönülleriyle sevenlere içelim” dedi, kaldırdı kadehini. Rakılar havada buluştu, gönülden sevenleri selamladı. “İşte ben de böyle sevmiş olacağım ki Sayhan’ı bir türlü unutamadım” dedim. “Dile kolay, sekiz…
Filtresiz Zamanlar…
Fotoğraf makinelerinin bu kadar net çekim yapamadığı, içinde bulunduğumuz ana dair her ayrıntının görünmediği zamanları özlüyorum galiba. Kiminin gözü açık kiminin kapalı, kiminin yamuk yumuk çıktığı ama herkesin gerçekten içinde bulunulan o çok eğlenilen anla ilgilendiği zamanlar. Gözümüzün etrafındaki çizgilere değil, ne kadar mutlu göründüğümüze dikkat ettiğimiz zamanlar. Büyük büyük, hatta gözlerimizden yaşlar gelene kadar…

