Similar Posts
Kayıp Eşyalar
Kaybettiğimiz eşyalar da bizim yasımızı tutar mı? Neredeyse yirmi yıldır kullandığım hırkam mesela. Cunda’da, onu unuttuğum tahta iskemlede bekliyor mudur beni? Eve varıp varmadığımı, ürperdiğim güz akşamlarında sırtıma ne aldığımı merak ediyor mudur? Dönüp onu almamı beklemiş midir acaba? Yoksa şimdi başkasının sırtını mı ısıtıyordur? Belki ada havası iyi gelmiştir ona, belki de emekli olup…
Filtresiz Zamanlar…
Fotoğraf makinelerinin bu kadar net çekim yapamadığı, içinde bulunduğumuz ana dair her ayrıntının görünmediği zamanları özlüyorum galiba. Kiminin gözü açık kiminin kapalı, kiminin yamuk yumuk çıktığı ama herkesin gerçekten içinde bulunulan o çok eğlenilen anla ilgilendiği zamanlar. Gözümüzün etrafındaki çizgilere değil, ne kadar mutlu göründüğümüze dikkat ettiğimiz zamanlar. Büyük büyük, hatta gözlerimizden yaşlar gelene kadar…
Bir Asansör Meselesi
Bir Asansör Meselesi Asansörü beklerken; “Bir daha görüşemeyiz herhalde” dedi. Gülümsedim. Böyle bir terk etme sahnesi olmazdı çünkü, ne izlediğim filmlerde, ne okuduğum romanlarda vardı. Öncesinde oturup konuşma yapması, ne bileyim, “Sen daha iyilerine layıksın” ya da “Kafam bu ara çok karışık” filan demesi gerekmiyor muydu?
