Similar Posts
Biliyorum, Üzersin Beni…
Bir yaz akşamüstü, Karaköy’de eski bir balıkçıdayız. “Orada buluşalım” dememe rağmen “Olmaz, beraber gidelim, ben seni yedide alırım” diyor. Zar zor Tünel çıkışı buluşmaya ikna ediyorum. Üzerimde beyaz şifon gömleğim, altında kot pantolonum. Yaza yakışıyor beyaz. Bir de uzun ara verilmiş, ‘belki bu sefer’ niyetli buluşmalara. Ayağımda topuklu sandaletlerim. Rahat edemiyorum, üzerlerinde pek iyi yürüdüğüm…
Bir Asansör Meselesi
Bir Asansör Meselesi Asansörü beklerken; “Bir daha görüşemeyiz herhalde” dedi. Gülümsedim. Böyle bir terk etme sahnesi olmazdı çünkü, ne izlediğim filmlerde, ne okuduğum romanlarda vardı. Öncesinde oturup konuşma yapması, ne bileyim, “Sen daha iyilerine layıksın” ya da “Kafam bu ara çok karışık” filan demesi gerekmiyor muydu?
Her Şey Zamanını Bekler Mi Acaba?
“Her şey zamanını bekler” deyince çoğunlukla biz olduğumuz yerde durup bir şeyin olmasını bekliyormuşuz gibi bir anlam çıkıyor. İşin aslı öyle değil bence. Doğru, bazen durup bekliyoruz. Ama bazen sabrımız taşmış ve o beklediğimiz şeyi oldurmaya çalışırken yanından geçip gitmiş, daha da uzağına düşmüş oluyoruz. Bazen de gerisinde kalıyoruz beklediğimiz şeyin. Ona hazır olmuyoruz ve…
Kayıp Eşyalar
Kaybettiğimiz eşyalar da bizim yasımızı tutar mı? Neredeyse yirmi yıldır kullandığım hırkam mesela. Cunda’da, onu unuttuğum tahta iskemlede bekliyor mudur beni? Eve varıp varmadığımı, ürperdiğim güz akşamlarında sırtıma ne aldığımı merak ediyor mudur? Dönüp onu almamı beklemiş midir acaba? Yoksa şimdi başkasının sırtını mı ısıtıyordur? Belki ada havası iyi gelmiştir ona, belki de emekli olup…
Rüzgâr Yüzünden…
Bazen bir şarkıdır düşüren seni yollara. Bir anda kendini kilometrelerce ötede, köpüren gri dalgaları seyrederken bulursun. Az ötede duran, “Beni mi çekiyorsun sen” diye gülümseyen sevgili, yok artık… Oysa daha birkaç ay önce, el ele yürümüşsünüzdür o kumsalda. Saçlarınız uçuşurken, deli rüzgârın sesinden birbirinizi duyamamışsınızdır. “Seni seviyorum” demiştir belki de, rüzgâr yüzünden sana ulaşamamış, havada…

