|

Acayip Bir Başlangıç

“Özlediğim bir duygu var dedim, âşık olduğunda ya da bir şey için mücadele ettiğinde hissettiğin o heyecandan ölme duygusu, bir tutku yani, evet, bu işte: Ben bu tutkuyu özledim.”

“Acayip Bir Başlangıç” Monika Maron’dan okuduğum ilk kitap. Zehra Aksu Yılmazer’in çevirmenliğini yaptığı roman Alef Yayınlarınca basılmış.

Johanna Doğu Almanya’da doğmuş bir biyografi yazarıdır. Son zamanlarda şehri bırakıp daha çok taşradaki evinde vakit geçirmeye başlar. Bu seçilmiş yalnızlık hem eşi hem de kendi ile ilişkisini etkiler. Orta yaşın getirdiği belli bir noktaya gelmiş olma hissi ile beraber başarılarını, becerilerini, eski aşkını, gençlik zamanlarını sorgular.

Acayip Bir Başlangıç, tam da adı gibi acayip bir etki bıraktı bende. Genel olarak olay örgüsü zayıf, durgun, hatta yer yer melakonlik bir eser. Daha çok bir kendini tanıma ve sorgulama kitabı da diyebiliriz. Benim için acayip kısmı ise bu kadar durgun seyreden bir romanı okuyup bitirmek istemem oldu sanırım. Merakım hep diri kaldı filan diyemeyeceğim zira romanda çok az olay oluyor ve epey yavaş ilerliyor. Bunlar arasında da kadın kahramanımız hayatının neresinde olduğunu anlamaya çalışıyor, kendini adeta kaybolmuş hissediyor. Yaş aldığını ve o koşturmacalı yılları geride bıraktığını anlaması ile aşkın, mutluluğun, tutkunun, başarının bir daha kendisine uğrayıp uğramayacağını düşünmeye başlıyor ve sorgulamalar sırasında ortaya çıkan hüzün bulutu hem onun hem bizim üzerimize çöküyor. Merak hissetmiyorsunuz belki ama yazar Johanna’nın duygularını o kadar gerçek, o kadar yalın anlatıyor ki o hislerle sizi yakalıyor ve sizi de bu gerçekliğin içine çekiyor. Bu sorgulamalardan günümüz dünyasındaki baş döndürücü teknolojik ilerleme, bu hızlı değişim içindeki bocalamalarımız, insan ilişkilerinin zayıflaması, emek, inanç gibi kavramlar da nasibini alıyor.

Sakin, psikolojik yönü ağır basan, derin metinleri seviyorsanız Acayip Bir Başlangıç tam size göre. Yazımı yine kitaptan bir alıntı ile bitireyim;

“Mutluluk için mücadele etmeyi unuttuk mu hepimiz? Yoksa mutluluğun ne olduğundan artık o kadar emin değil miyiz?”

İpek Danış

Similar Posts